1 Ay’ın Hikayesi -3-

Mar 01, 2012 8 Yorum Yazar:

Kaynak : http://www.bayern.de/Verantwortung-fuer-Umwelt-und-Natur-.2781/index.htm

 

Bölüm -3- “Her şerde bir hayr varmış, şükür gerek

Telefonuma bakıyorum tarih, 5 Şubat 2012. Keyfine son 2-3 gündür adam gibi varabildiğim deniz manzaralı odamda oturuyorum. Odamın kapısı kapalı. Bir elim iz’in üzerinde kendimle başbaşayım özetle. Kendi iç sesiyle kalan herkes gibi ben de başlıyorum hastanede geçen günlerimin muhasebesini yapmaya.

Çalıştığım şirket açısıncan çok şanslıyım çünkü özel sağlık sigortam ve bu durum hayatımın kurtulmuş olmasında çok önemli. Aynı süreci devlet hastanesinde düşünüyorum muhtemelen daha başında sonlanmış olurdu. Şuanda benim bu yazım yerine belki hakkımda yazılan başsağlığı gönderilerini okurdunuz. Gerek sağlık, gerekse otel hizmetleri açısından hastanem son derece konforluydu.

Aciliyet geçip, tehlike atlatılınca herkes olayı tüm çıplaklığı ile konuşmaya başladı.  Hastane maceram boyunca benimle devamlı ilgilenen doktorların ortak görüşü öteki tarafa giderken direkten döndüğüm.  Hastalığım benim durumumdaki birisi için 10 binde 1 oranında görülüyor ve kanamanın karaciğer dışına olması durumunda hastanın max 1-1,5 saati varmış.

Bir zamanlar sıkı bir Kurtlar Vadisi izleyicisiydim. O zamanlar meşhur bir replik vardı “ölüm, ölüm dediğin nedir ki gülüm ben senin için yaşamayı göze almışım” diye. Gerçekten de ölmekte ekstrem bir çaba yok aslolan hayatta kalmakmış.

Ziyaretime gelenler arasında babamın kadim dostu Mustafa Ruhi Şirin de vardı. Benim çocukluğumu bilir ve felsefemin “hayat = eğlence” olduğunu da. Ziyarete geldiğinda bana şunu söyledi, “Zaferler hasarsız olmaz ve hayatta kalmak bir zafer meselesidir. Hayat sana eğlenceye ara ver diyor Taha.” Haklıydı, 26 dikişlik bir hasarla zafer benimdi ve hayat %100 eğlence değildi.

Sadece serumla geçirdiğim 5 tam gün, morfinin bir seviye düşüğü ağrı kesicilerin fayda etmediği tarifsiz ağrıların karşısındaki acziyetim ya da başka birine muhtaç olmak hiç de eğlenceli değildi çünkü. Her yardım istediğimde birisinden dua ettim ” Allah’ım kimseyi kimseye muhtaç etme. Herkesin canını ayakta al.” diye.

Bu kadar şer’in arasında hiç mi hayr olmadı ? Çok şükür ki oldu :)

Hastaneye yattığım gün bismillah diyip başladığımız bir hayırlı iş vardı. Normalde 2 ay gibi bir zaman içerisinde olgunlaşacak olan ilişkiler benim hastalığımdan sebep 10 günde olabilecek en hızlı ve en güzel şekilde ilerledi.  Bu mutlu olmama en büyük sebeplerden biriydi. İtiraf ediyorum ki biraz diken üzerinde geçireceğim hassas dengelerin oluşacağı bir süreç hayal ediyordum ki planlarımın üzerinde yapılı olan plan devreye girdi ve ben yüzümde bir tebessüm ile seyrettim sadece olanları.

Ayrıca, çok fazla ziyaretçim oldu. Hiç beklemediğim telefonlar aldım mutlu oldum. Beklediğim telefonları alamadım şaşırdım ama kara günde kim önemsiyor  kim önemsemiyor görmüş oldum. Ne kadar çok sevildiğimi gördüm, ne kadar çok sevmem gerektiğini anladım. Hani kendini biraz kenara alıp öyle bakmalı insan hayata denir ya sanki biraz bakabildim.

Ziyaretime gelenlerin hepsine, gelemeyip de arayan soranların hepsine çok teşekkür ettim yetmezdi ama o an ancak onu yapabildim. Allah göstermesin ancak eğer bir zorluk yaşarlar ise aynı şekilde onlarla ilgilenmek için elimden geleni yapacağıma dair söz verdim kendime. İsmen zikretmeye gerek görmüyorum ama okurlar ise kendilerinden bahsettiğimi elbet anlayacaklardır eminim.

Muhasebenin sonucunda aklıma 3 kişinin söylediği 3 söz geldi aklıma. Biri annemin “sen planını yap, nasıl olsa planların üzerinde plan yapan var”, diğeri babamın sık sık söylediği ” Mevlam görelim neyler, neylerse güzel eyler.” , son olarak da Adnan Menderes’in darağacındaki son sözü “Mukadderatın önüne geçilemez”

Bölüm -3- Son…

 

Serinin Diğer Hikayeleri

1 Ay’ın Hikayesi -1-

1 Ay’ın Hikayesi -2-

1 Ay’ın Hikayesi -4-

Buralarda Oldu

Yazar Hakkında

Henüz bu yazar hakkında bilgi yok.

8 cevap var. to “1 Ay’ın Hikayesi -3-”

  1. şahika says:

    çok çok geçmiş olsun, Allah şifalar versin..

    İnsan başına ne geleceğini gerçekten bilmiyor, şu dakika sağlıklıysak şükretmeliyiz :)

  2. isimsiz says:

    Aynen öyle ne güzel dersler çıkarmıssın kutlarım seni.çok geçmiş olsun.buraların sahıbı demissin fakat seni diyer bloglarda görmuyom hiç neden disarı çıkmıyon he.

    • admin says:

      Çok teşekkür ederim. Diğer bloglarda görememek derken? Aslına okuyorum takip ettiğim bloglar elbette ki var ama görünmekten kasıt sanırım yorum bırakma doğru mu anladım?

  3. saglıklı mutfak says:

    Bilirsin seni kardeşim kadar severim ;) Hastalandığını duyduğumda çok üzüldüm.Riskli bir durum olduğunu öğrendiğimde dahada üzüldüm. Ama şükür ki her şey geride kaldı anı olarak da 26 dikişlik bir iz;) Nazar boncuğun olsun. Hayatındaki diğer mutlu olaya gelince buna ne kadar sevindiğimi zaten sen tahmin edersin ;) Her daim sağlıklı ve mutlu olmanı/zı diliyorum.

    • admin says:

      Nazar boncuğu mu? :)) hiç güleceğim yoktu çok orjinal bir nazar boncuğum var :D :D Çok teşekkür ederim :) Çok saol

  4. isimsiz says:

    Dogru anlamıssınız “yorum” yazmaktı tabı:))bildiniz,sen nazar boncugunu boş ver,çevsen as boynuna.unutma.

    • admin says:

      Yani dediğim gibi okumuyor değilim fakat her zaman yorum yazılmıyor.

      Bu arada cevşen iyi bir fikir olabilir :)

Yorum Yaz