Kategori: Genel

Okuduklarım…

Ara 10, 2012 Yorum yok

Arasıra vazgeçiyor gibi olsam da parçalı bulutlu olarak devam ettirdiğim bir kitap okuma alışkanlığım var.  Bazı insanlar gibi (herhangi bir gönderme yoktur) buna bir hobi demek istemiyorum. Çünkü kitap okumak temelde bir hobi olmaktan ziyade halihazırda süregelen bir davranış modeli olmalı diye düşünüyorum her ne kadar kendim efektif bir şekilde uygulamıyor olsam da. Birkaç arkadaş ile beraber […]

Devamını oku

Sanırım Biraz Vefasızım..

Kas 21, 2012 2 Yorum

  Rafta unuttuğun, bir türlü bitiremediğin ama çok da sevdiğin o tozla kaplı, kalın ciltli kitabı tekrar okumak için eline almak gibi bir histi tam olarak yaşadığım, adres çubuğuna yazarken blogumun adresini. Biraz utangaçlık, bir hayli mahçupluk ve az bişi de yüzsüzlükle tekrar dokundum klavyeye. Belki çok fazla geçerli olmamakla birlikte mazeretlerim de vardı ama bu […]

Devamını oku

The Raven – Kuzgun

May 17, 2012 1 Yorum

  Ben sinemadan başka bir yerde film izlemem diyenlerden değil iseniz eğer film eleştirisi okumanın bence filmin vizyon tarihi ile bir bağlantısı yok. Bu nedenle izlediğim filmleri acelem olmadan yazıyorum eğer bir ön gösterim değilse. Son zamanlardaki yoğunluğum nedeni ile eskisi kadar sık gidemiyor olsam da elimden geldiğince sinemaya gitmeye çalışıyorum. En son gittiğim film  […]

Devamını oku

Beyazperde Sinema Kulübü

Nis 18, 2012 Yorum yok

  12 Nisan’da Beyazperde.com’un davetlisi olarak Doğaüstü (chronicle) filminin öngösterimine gittiğimi ve film hakkındaki görüşlerimi bir önceki yazımda  anlatmıştım. Ve o gün olanlara dair detayları aktaracağımı da söylemiştim. Şimdi sıra o detaylarda… Sosyal medya ve blog yazarları ile ilgili yapılan projelerde trend giderek katılımcıların aidiyet hissedebileceği interaktif bir yapıya sahip olan çalışmalara doğru kayıyor. Bir […]

Devamını oku

Doğaüstü (Chronicle)

Nis 17, 2012 Yorum yok

  12 Nisan Perşembe akşamı Beyazperde.com’un davetlisi olarak Beyoğlu Sinema Majestik’te izleme imkanı buldum bu filmi. Aslında o akşama dair anlatılacak çok fazla şey var ama bu yazı da filmden bahsedeceğim. Film 13 Nisan’da vizyona girdi. Tarih olarak biraz gecikmeli yazdığımın farkındayım ancak haftaiçi akşam ve bu haftasonu  sinemaya gidecekler için bir fikir olsun istedim. […]

Devamını oku

Xperia S ile make.believe

Nis 12, 2012 1 Yorum

Rahatsızlığımdan sonra bir müddettir hayatı olduğunca stabil yaşıyordum tamamen dinlenme amaçlı. Benim için oldukça uzun süren bu dinlenme süreci 6 Nisan Cuma akşamı Excel iletişimindaveti ile keyif bir şekilde  sonlandı. Ritz Carlton Otel’de davetli olan diğer blog yazarları ile Sony’nin kendi markası ile çıkardığı ilk akıllı telefonu Xperia S’in lansmanına katıldık. Telefonun genel tanıtımı öncesinde […]

Devamını oku

Ne zaman gerçekten sensin?

Oca 12, 2012 9 Yorum

  Gönül Yazar ve Muazzez Abacı’nın da yer aldığı “Açken sen, sen değilsin” sloganı ile televizyonlarda dönen Snickers reklamı ilk etapta eğlenceli geldi. Daha sonra kendimi gene fantastik düşüncelerin koynuna bıraktığım anların birinde iç sesim şunu sordu “sadece açken mi sen sen değilsin?” Bir liste yaptım kendimce, -          Açken sen, sen değilsin -          Sinirlendiğinde sen, […]

Devamını oku

Ejderha Dövmeli Kız

Oca 10, 2012 4 Yorum

  AFM Sinemaları’nın davetlisi olarak İstinye Park AFM’de, ön gösterim de izleme şansı buldum bu filmi. Film hakkında bir şeyler anlatmadan önce izlemeyi düşünenlere belirtmem gerekenler var.  Film;  Stieg Larsson’un Millenium adlı roman üçlemesinin ilkinden uyarlama. Kitabı okumadım dolayısı ile uyarlamaların başarısı hakkında birşey söylemem mümkün değil. Ancak, kitabın 41 ülkede satış rekorları kıracak kadar […]

Devamını oku

Mutfakta Bir Ben :)

Oca 10, 2012 2 Yorum

Bence insanlar 2′ye ayrılır en temelde. Birinci grup yaşamak için yiyenlerdir ki bu grup yemek olayını tamamen bir ihtiyaca indirgeyerek bana göre dünyanın en büyük hatasını işlerler. Çoğu zaman ruhları bile duymaz neler kaçırdıklarının farkına bile varmazlar.En kalbi duygularımla üzülür hatta acırım bu gruptakilere. Gelelim iki numaralı gruba, bunlar da yemek için yaşayan insanlardır. Öyle […]

Devamını oku

Keşkelerin diğer adı “……mış olmayı(sını)” dilemek…

Oca 03, 2012 Yorum yok

  Kendi kendime “…mış” larımı sıralarken buldum kendimi. Ve düşündüm neyin “…mış” ı bu diye. İşte o zaman farkettim keşkelerin aslında “….mış olmayı(sını)” dilemekle eş anlamlılığını ve  adım adım kaçarken farkında olmadan …mışların pardon keşkelerin. göbeğine düştüğümü. Bu yazıyı okuyan sen, kim olursan ol farketmez eğer hayatında bir kerecik bile olsa keşke dediysen, pişmansındır yaptığına […]

Devamını oku