Sevgili, En Sevgili, Ey Sevgili…

Haz 25, 2011 2 Yorum

  Türkçe Olimpiyatları’nı izlerken bahsi geçen bir şiirdi. Açtım okudum sonuna kadar. Özellikle son kıtaya dikkat etmenizi tavsiye ederim =)) Sezai Karakoç’a saygı ile.. SÜRGÜN ÜLKEDEN BAŞKENTLER BAŞKENTİNE Senin kalbinden sürgün oldum ilkin Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin yortuların dışında Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim Af dilemeye geldim […]

Devamını oku

Bu Adam Benim Babam…

Haz 19, 2011 10 Yorum

Çok fazla hediye alma alışkanlığı olan biri değilim ama nedense blogu ilk açtığımdan beri aklımda olan bir şeydi bu yazıyı yazmak. Fotoğrafını tarattığım zaman heveslenmiştim yazmalıyım diye. Muhakkak eksik kalan yönleri olacaktı tam anlatamayacaktım ama olsun yinede deneyecektim şansımı. Hem benim hediyemde bu olur. Baştan belirteyim bu adam benim babam ve çok şükür hayatta Allah […]

Devamını oku

Vefasız Ahidler, Ölmüş ve Merhametsiz İnsanlık

Haz 02, 2011 9 Yorum

  Facebook’ta gezinirken  bir kıssa okudum. Oldukça etkilendim. Bugüne kadar bu tip çok kıssa/hikayecik okudum ama bunu ilk defa gördüm ve paylaşmak istedim. AHDE VEFA!!! Hz. Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girerler. Derler ki: – Ey halife, bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü. Ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin. Bu söz üzerine Hz. Ömer suçlanan […]

Devamını oku

Ne Kadar?

May 30, 2011 22 Yorum

Bir gün biri çıktı karşınıza farz edin. Ve “Hadi bana en çok sevdiğin kişiyi/şeyi ne kadar sevdiğini söyle” dedi ve ekledi “Çok’u cevap olarak kabul etmiyorum. Acele etmene de gerek yok. Düşün ve cevap ver. Benim vaktim çok,  beklerim”. Ne cevap verirdiniz? Sadece aşık olmak değil kasteddiğim, sevmek bu yazıda özne ama istemek, nefret etmek […]

Devamını oku

Mimlendim -3

May 30, 2011 2 Yorum

Her mim yeni bir heyecan. Zamanla alışkanlık yapıyor bünyede. Gene mimlendim.  Bu sefer ki soru birazcık karmaşık aslında “Işınlanma”. Işınlanma mümkün olur mu? Açıkçası sanmıyorum. Canlı ve cansız varlıklar için iki ayrı şekilde de ele alabiliriz veya tek tek de.  Bir maddeyi atomlarına kadar ayırıp sonra tekrar birleştirmek. Bir nevi yeniden sıfırdan yaratmak. Yaratma kavramının […]

Devamını oku

Pronto Tour’la Gezi Keyfi

May 28, 2011 4 Yorum

Blog yazarı olmanın en keyifli yanlarından biri de farklı farklı etkinliklere katılmak sanırım. Aslında önemli olan salt olarak etkinliklere katılmak değil de yazıyor olmanızın değer görmesi. Gene çok keyifli bir ekşının göbeğindeydim. 27 Mayıs Cuma akşamı bbase’de Pronto Tour yetkilileri bloggerlar ile birlikteydiler. Yaklaşık 2 saat süren oldukça samimi ve sıcak bir sohbetin ardından mekandan […]

Devamını oku

Karanlık İşlerrrr…

May 27, 2011 1 Yorum

Kapalı alan aktivitelerinden ziyade açık alan ekşınları seven biriyim.  Birde tek başına ekşın yapmayı sevmem benimle beraber birileri daha olmalı ki eğlenceli olsun, gerçi artık tek bir kişi kafi ama neyse J  Bu sebepten sanırım tek başına sinema, konser, tiyatro vb gibi etkinliklere gitmekten haz etmeyişim. Sınıf arkadaşım “bilet alıyorum tiyatroya gelmek ister misin?” teklifiyle […]

Devamını oku

5. Blog Yazarları Buluşması

May 25, 2011 6 Yorum

Ne zamandır tembellik edip yazmıyordum. Bütün tembellik seanslarım için bir bahanem elbetteki hazır ama birgün bahane ile ilgili birazda bel altı olan bir söz duydum o gün bugündür elimden geldiğince bahane üretmemeye, ürettiklerimi ise kullanmamaya çalışırım. 4. süne misafir sanatçı olarak katılıp blog açmam için gerekli son gazı aldığım Blog Yazarları Buluşması’nın 5.’si düzenlendi. Ben […]

Devamını oku

Mimlendim… -2-

May 21, 2011 9 Yorum

Arkası gelen etkinlikleri genelde çok sevmişimdir. Bu mimlenme de arkası sürekli gelen bir olay ve bu benim çok hoşuma gitti Sanırım mimlenmelerim sayesinde sonunda yazı dizisi olabilecek bir konum var benim de. Saolsunlar Gelibolu17 ve tasavvufokulu beni mimlemişler. Ben de bekletmeden daha fazla yazayım istedim. Tasavvufokulu’nun mimlemesi daha eski olduğu için önce onun miminden başlayacağım. […]

Devamını oku

Mimlendim…

May 10, 2011 18 Yorum

Bir mimlenme rüzgarı vardı dikkatimi çekmişti. Blog yazanlar birbirlerini mimliyorlardı yazılarında. Bir heves acaba beni mimleyen olur mu, daha mimlenecek kadar bilinmiyorumdur gibi düşüncelerle yakaladığım her mim yazısında kendimi aradım bir müddet. Tam aramayı bırakmıştım ki Gelibolu17 “seni mimledim” dedi. Bir heyecanla açıp okudum yazıyı. İsimlerimizi merak ediyormuş. Aslında blogumun adı mimlenmiş ben değil Madem […]

Devamını oku